Sıcak mevsimlerde köy, kasaba ve şehirlerin çevresinde geçici kamp alanları oluşturarak, geçimlerini çeşitli zanaat ürünleri ve hizmetlerin sunumuyla sağlayan hareketli nüfus grupları binlerce yıldır dünyanın dört bir yanında yaşamlarını sürdürüyorlar. Kapitalist ilişkilerin gelişimi sürecinde söz konusu grupların ait oldukları geleneksel ekonomik alan etkisizleştiği ölçüde bu topluluklar daha yerleşik bir yaşam stratejisi benimsemek zorunda kalmış, kısmen geniş ücretli kitlesinin içerisinde erirken büyük ölçüde modern ekonominin “enformel” boşluklarında var olmayı başararak grup kimliklerini sürdürmüşlerdir.

Söz konusu toplulukların sistematik bir düşünsel çabanın nesnesi haline gelmeleri 18. yüzyıl ortalarında gerçekleşmiştir.  Grellman ve Rudiger gibi 18. yüzyıl yazarlarının bu özelliklere sahip bir dizi Avrupa toplumu arasında konuşulan Romanes dili üzerindeki karşılaştırmalı çalışmaları sonucunda dilin Hint dilleri ile ilişkisinin ortaya konulması kritik bir dönüm noktası olmuştur. Çok geçmeden yüzlerce yıldır Avrupa ve Yakın Doğu coğrafyasında komşularının “Çingene-Tsigani-Zigeuner” ya da “Kıpti-Gypsy” gibi jenerik terimlerle tanımladıkları muhtelif kökenlerden gelen toplumsal gruplar söz konusu bilimsel tespitin ışığında yeniden ele alınmaya başlanır. Meselenin toplumsal etkileşim alanına giren boyutlarının nadiren dikkate alındığı bu dönemde Hindistan bağlantısı açık seçik olarak ortaya konulabilen gruplar “Çingene” ya da “Kıpti” (Gypsy), Hindistan bağlantısı ortaya konulamamakla birlikte aynı toplumsal özellikleri gösterenler ise “Çingenemsi”-“Kıptivari” (Gypsy-like) olarak tasnif edilmiş, böylece kavramın günlük terminolojide kullanılmaya başlanmasından en azından yüzlerce yıl sonra “Çingeneliğin” “özü” icat edilmiştir.

20. yüzyılın ikinci yarısında Okely-Lucassen-Willems gibi yazarlar Hindistan bağlantısını vurgulayan yaklaşımların zayıf taraflarına dikkat çekerek bir yadsıma eğilimi ortaya koyarlar. “Çingeneliği” dilbilimden ziyade Antropoloji, Sosyoloji ve Sosyal Tarihin konusu haline getiren yazarların yaklaşımları ciddi tartışmalara yol açacak, böylece “Çingene” olarak adlandırılan grupların incelenme alanı iki ayrı bilimsel gelenek ortaya çıkaracaktır. Berland ve Rao gibi antropologlar söz konusu tartışmanın tarafı olmaksızın genel olarak endogamik özellik gösteren, hareketlilik seviyesi komşu topluluklardan yüksek ve zanaat / hizmet sunumuna yoğunlaşmış toplumsal grupları “peripatetik” olarak adlandırırlar.

Sonuç itibarıyla günümüz akademik yazınında “Kıpti” ve “Çingene” gibi jenerik sözcükler Hindistan kökenli diasporik toplulukları ya da genel olarak “peripatetik” toplulukları tarif edecek şekilde kullanılabilmektedirler.

MSGSÜ Sosyal Bilimler Dergisi’nin “Roman / Çingene / Peripatetik” temalı 18. sayısı bu temel çerçevede değinildiği üzere konuya farklı geleneklerden yaklaşan ya da bu gelenekleri tartışarak kendi özgün konumunu vurgulayan Sosyoloji, Antropoloji, Etnoloji, Müzikoloji gibi çeşitli disiplinler çerçevesinde ya da disiplinlerarası düzlemde üretilmiş çalışmaları tematik bütünlük içinde yayınlamayı amaçlamaktadır.

Bu bağlamda öncelikli olarak aşağıdaki başlıklara odaklanmış çalışmalar değerlendirmeye alınacaktır:

-Romanlar ya da “Çingene” olarak adlandırılan ve yerel düzeyde muhtelif biçimlerde tarif edilen peripatetik topluluklarla ilgili (Abdal, Teber, Tahtacı, Geygel, Dom, Lom v.s.) Türkiye ya da komşu coğrafyalarda yapılmış saha çalışmalarına dayanan makaleler ve arşiv malzemesi ya da muhtelif basılı kaynaklara dayanarak hazırlanmış tarihsel çalışmalar.

 

-Roman ya da “Çingene” çalışmaları alanının gelişim sürecine odaklanmış, ilgili yazın alanının değerlendirilmesi noktasında alternatif bir bakış açısı sunan makaleler.

 

-Peripatetik topluluklar tarafından kullanılan dil ya da argolarla ilgili özgün derleme ya da nitelikli çeviriler.

 

-Alanın temel metinleri arasında yer alan klasiklerden yapılan çeviriler.

 

Makalelerin son teslim tarihi 1 Mart 2018 olup bu tarihe kadar gönderilen makaleler hakem ve yayın sürecine alınacaktır.  

 

 

Sayı Editörü: Yard. Doç. Dr. Egemen Yılgür